⛳ Sosyal Bilgiler 7 Sınıf Konu Anlatımı

ahRh9O. Oluşturulma Tarihi Eylül 15, 2020 03007. Sınıf sosyal bilgiler dersi birçok konuyu içerisinde barındıran bir derstir. Öğrencilerin hayatlarında kullanabilecekleri hakları da öğrenmeleri açısından oldukça önemli bir ders olan sosyal bilgiler dersinde haklarını öğrenme konusunda öğrencileri bilgilendiren bir derstir. 7. Sınıf kişilerin yerleşme ve seyahat özgürlüğü konu anlatımı detaylarını insanın doğuştan gelen bazı haklara sahiptir. Özgür Her vatandaşın bu haklardan yararlanması gerekir. 7. Sınıf düzeyindeki öğrencilerin de haklarını bilerek hayatlarını daha bilinçli sürdürmeleri açısından seyahat özgürlüğü ve yerleşme özgürlüğü ile ilgili konuları bilmesi daha ileriki hayatları için oldukça önemlidir. Yerleşme Ve Seyahat Özgürlüğü Konu Anlatımı Anayasa bütün kanun ve tüzük ve yönetmeliklerin içinde bulunduğu kanun kitabıdır. Bütün kanun, tüzük, yönetmelik ve maddeler anayasaya uygun olmak zorundadır. Anayasaların değiştirilmesi oldukça zordur. Göç Göç insanların bulunduğu yerden başka bir yere çeşitli sebeplerden dolayı yer değiştirmesi olayına verilen isimdir. Göçün birçok sebebi vardır; göç ekonomik nedenler, siyasi nedenler, sosyal nedenler, ve doğal nedenler dolayısıyla yapılabilir. Göç Çeşitleri Süresine göre Mevsimlik göç, sürekli göç Mesafesine göre İç göç, Dış göç Yapıldığı yerin özelliğine göre kırdan kente, kentten kıra, kıra kıra, kentten kente göç Oluşum nedenine göre gönüllü göç, zorunlu göç, En Çok Yapılan Göçler İç göç ülke içerisinde yapılan göç olayına verilen isim iç göçtür. Bu göç ülkenin nüfusunun değişime uğramasına neden olmaz. Dış göç ülkeler arası yapılan göçtür. Ülke nüfusunun azalmasına veya artmasına neden olabilir. Sürekli göç ülke içerisinde ya da ülke dışarısında kişilerin göç ederek kalıcı olarak yerleşmesidir. Mevsimlik göç ülke içinde göç eden insanların geçici bir süreliğine bazı yerlere gitme durumudur. Beyin göçü en önemli göç çeşidi beyin göçüdür. Eğitim görmüş ve yetenekli kişiler çalışma ya da imkanların daha iyi olmasından dolayı başka bir ülkeye yerleşmesi beyin göçü olarak adlandırılır. Bu da bilgili eğitimli kişilerin yurt dışına gitmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple beyin göçü ülke için oldukça önemli bir durumdur. Göçlerin birçok sebebi bulunabilmektedir. Göç sebeplerinden dolayı insanlar mecburi ya da gönüllü olarak yer değiştirebilir. İnsanların yerleşme ve seyahat özgürlüğü bulunmaktadır. Yerleşme Ve Seyahat Özgürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 23. Maddesine göre herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.’ Maddesi uyarınca herkes ülke sınırları içinde istediği bir yere yerleşebilir. Genel olarak insanlar yerleşimlerini daha rahat sürdürebilecekleri maddi imkanların geniş olduğu, doğal kaynakların var olduğu, eğitim ve sağlık hizmetlerinin iyi olduğu ve doğal afetlerin az olduğu alanlarda alanlara göç eder. İklim özellikleri, iş kolları, ulaşım, eğitim, sağlık gibi hizmetler göçün en büyük faktörleri arasında yer alır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü her vatandaşa verilen bir haktır. Ancak son yıllarda köyden kente göçlerin yoğun olduğu düşünüldüğünde göçün sonuçları da oldukça olumsuz olmaktadır. Bu sebeple kentlerde belediye hizmetlerinin aksaması, çarpık kentleşme, işsizlik sorunlarının ortaya çıkması, imkanların azalması gibi sebeplerden dolayı köyden kente hızlı göçü azaltmak gerekmektedir. Yerleşme Ve Seyahat Özgürlüğü Kısıtlayan Durumlar - Yerleşme ve seyahat özgürlüğü devlet tarafından bazı durumlarda kısıtlanabilir. Bunlar; - Sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak. - Sağlıklı ve düzenli bir kentleşme kurmak. - Kamu mallarını korumak. - Suç soruşturması ve kovuşturması sebebiyle suç işlenmesini önlemek. - Salgın hastalık sebebiyle kısıtlama getirmek gibi durumlar yerleşme ve seyahat hakkını sınırlandıran durumlar olmaktadır. Bazı bölgeler seyahat edilebilir ancak buralara yerleşilemez. Bunlar milli parklar, tarihi mekanlar gibi alanlardır. Bu bölgeler devlet koruması altında olduğu için sadece ziyarete açık olan ancak yerleşilemeyen bölgelerdir. Türkiye'nin Dijital Eğitim Platformu Ana Sayfa Ders Paketleri Flash Setler Kitaplar Asistan Forum Fırsat Ürünleri Öğrenci Paneli ★ Öne Çıkan Kitaplar %55 İndirim! %43 İndirim! %45 İndirim! %56 İndirim! %45 İndirim! %39 İndirim! %45 İndirim! %50 İndirim! %27 İndirim! %45 İndirim! %49 İndirim! %39 İndirim! %35 İndirim! %36 İndirim! %5 İndirim! %33 İndirim! %25 İndirim! %17 İndirim! %34 İndirim! %45 İndirim! %20 İndirim! %45 İndirim! %15 İndirim! %38 İndirim! %45 İndirim! %24 İndirim! %25 İndirim! %45 İndirim! %45 İndirim! %22 İndirim! %49 İndirim! En Çok Satan Kitaplar %42 İndirim! %42 İndirim! %45 İndirim! %33 İndirim! %37 İndirim! %40 İndirim! %40 İndirim! %50 İndirim! Yeni Kitaplar %15 İndirim! %25 İndirim! %35 İndirim! %30 İndirim! %35 İndirim! %35 İndirim! %35 İndirim! %35 İndirim! Oluşturulma Tarihi Ağustos 24, 2020 0303İnsanlık göçebe hayattan yerleşik hayata geçtiğinde toprak çok büyük önem kazanmıştır. Önceleri avcılık ve toplayıcılıkla geçinen insanlar, yerleşik yaşamda tarımsal üretime başlamıştır. Günümüzde uygulanan birçok tarla tarım sistemi ile toprakta onlarca farklı ürün yetiştirilmektedir. 7. sınıflar için toprağın önemini ayrıntılarıyla toprağın verimli olması belli başlı şartlar gerekir. Topraktaki canlı sayısı düşük seviyelerde ise o toprak verimsiz olur. Canlı sayısı arttıkça topraktaki organik madde sayısı da artar. Bu da çok daha fazla sayıdaki ürünün çok daha doğal bir şekilde yetiştirilmesini sağlar. Toprağın Önemi Doğal çevremizi oluşturan temel yapı taşlarından biri topraktır. Tarlalar, bağlar ve bahçeler toprak verimine bağlı olarak mahsul verir. Tarlalardan elde edilen ürünler insanların temel besin kaynaklarını oluşturur. Bu kaynakların büyük kısmı tamamen organiktir. Organik gıdalar hem çocukların hem de yetişkinlerin çok daha sağlıklı bir şekilde beslenmesini sağlar. Aynı zamanda toprakta binlerce çeşit böcek yaşamaktadır. Günümüzde birçok böcek türünün neslinin tükenmesi ekolojik dengenin bozulmasına neden olmuştur. Sadece toprakta değil toprağın altında da yaşayan canlılar mevcuttur. Bunların başında solucanlar ve köstebekler gelir. Dünya genelinde bazı yılan ve fare türleri de toprağın altında yaşamını sürdürür. Yeryüzünde farklı özelliklere sahip birçok toprak çeşidi bulunur. Toprağın türüne göre ekim yapılır ve bitkiler yetiştirilir. 1- Toprak Türleri ve Yetiştirilen Bitkiler Torf Toprağı Yeryüzündeki en verimli toprak türlerinin başında torf toprağı geliyor. Mineral seviyesi oldukça yüksek olan bu toprak türünde her çeşit bitki yetiştirmek mümkündür. Çilek gibi sadece yüksek minerale ihtiyaç duyan meyveler de torf topraklarında rahatlıkla yetiştirilebilir. Hava alma ve su tutma kapasitesi de yüksek olan bu topraklar haşere taşımaz. Bu sayede tarımsal ürünler çok daha sağlıklı ve sorunsuz bir şekilde yetiştirilebilir. Killi Toprak Kayısı, armut ve şeftali gibi meyvelerin yetiştirildiği killi topraklarının hava almaları çok zordur. Ülkemizdeki en yaygın toprak türlerinden biri olan killi topraklarda taze fasulye ve bakla gibi sebzeler de yetiştirilebilir. Kumlu Toprak Kum miktarı kilden daha fazla olduğu için bu ismi almıştır. Havuç, pancar ve kuru fasulye gibi bitkilerin yetiştirilmesi için kumlu topraklar oldukça uygundur. Farklı bitki köklerinin dikildiği farklı toprak türleri de vardır. Bunlar sırasıyla taşlı, tınlı komposto ve humuslu topraklardır. 2- Toprağı ve Çevreyi Koruyalım Çevreyi korumak aynı zamanda toprağı korumak demektir. Doğal çevremiz toprak ve toprağın üstündeki canlılardan oluşur. Fabrikalar ve üretim tesisleri yasalara uymalı ve atıkları direkt toprağa bırakmak yerine filtre sistemleri kullanmalıdır. Doğrudan toprağa bırakılan kimyasal atıklar hem toprağın hem de üzerindeki canlıların ölmesine neden olur. Tüm insanlara düşen sorumluluklardan biri ağaçlandırma yapmak geliyor. Yaşam alanımıza ağaç fidesi dikerek toprakların çok daha verimli olmasını sağlayabiliriz. Çünkü ağaç sayısının fazla olduğu alanlarda canlılık sayısı artar. Canlılar ise topraktaki organik madde sayısını arttırır. Pil ve plastik şişe gibi atıkları sadece geri dönüşüm kutularına bırakmalıyız. Bu tür atıklar doğada onlarca yıl boyunca kaybolmaz. Ayrıca pilin içindeki kimyasal maddeler böcek türlerini yok eder ve bitkilerde çeşitli hastalıklara yol açar. Çevreye karşı duyarlı olduğumuz takdirde hem kendi adımıza hem de gelecek nesiller adına önemli kazanımlar elde ederiz. Toprağın işlenebilmesi ve tarımsal faaliyetlerin devam etmesi için çarpık kentleşme sorununa da çözüm getirmeliyiz. Kentleşmenin yoğun olduğu bölgelerde hava kirliliği yüksek seviyelerdedir. Bunun en büyük nedeni yeşil alanların azlığıdır. Ağaçlar için daha fazla yer ayırarak çevre sorunlarının azalmasına katkı sağlayabiliriz. Oluşturulma Tarihi Ağustos 15, 2020 012929 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Aynı tarihte, Mustafa Kemal Atatürk, ilk meclis konuşmasında cumhuriyeti ilan etti. Ülkemizde her yıl 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmaktadır. 7. sınıflar için Türkiye Cumhuriyetinin ilkelerini ve genel özelliklerini Cumhuriyeti seçim esasına dayalıdır ve demokratik- parlementer bir sistemdir. Bununla birlikte laiklik ve hukukun üstünlüğü gibi unsurlar cumhuriyetin temel ilkelerini Sınıf Sosyal Bilgiler Türkiye Cumhuriyeti - Konu Anlatımı Türkiye Cumhuriyetinin Genel Özellikleri Türkiye Cumhuriyetinde herkes dil, din, ırk ayrımı olmaksızın kanunların önünde eşittir. Her bireyin temel hakları mevcuttur. Düşünce, toplantı, yerleşme ve seyahat, din ve vicdan özgürlüğü bu hakların başında gelir. Aynı zamanda 18 yaşını doldurmuş her bireyin seçme ve seçilme hakkı vardır. Bu hakların ve özgürlüğün tamamı devlet ve yasalarca koruma altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin Temel İlkeleri 1- Laiklik İlkesi Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması demektir. 5 Şubat 1937 tarihinde anayasaya girmiştir. Dini özgürlüklerin tamamı devlet tarafından güvence altına alınırken eğitim sistemi de laiklik ilkesine göre yeniden düzenlenmiştir. 2- Eğitim İlkesi Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerinden biri eğitim hakkıdır. Ücretsiz eğitim hakkı temel haklardan biridir. 11 Nisan 2012 tarihinden itibaren zorunlu eğitim 9 yıldan 12 yıla çıkarılmıştır. 4+4+4 sistemi adı verilen bu eğitim zorunluluğu tüm yurttaşlar için geçerlidir. 3- İnsan Hakları İnsan haklarına saygı, Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerinden bir diğeridir. Anayasamızın ikinci maddesinde devletin insan haklarına saygılı olduğu yazılıdır. Bu ilke bireylerin arasındaki çatışmayı önlemek ve toplumun bekasını sağlamak için önemlidir. Haksız yere tutuklama ve işkence, her insan haklarına saygılı devlette olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinde de yasaktır. 4- Eşitlik İlkesi Cumhuriyet, eşitlik esasına dayalıdır. Söz konusu eşitliğin ilk ve önemli kısmını yasalar önünde eşitlik oluşturur. Aynı zamanda ''eğitimde eşitlik'' ve ''fırsat eşitliği'' gibi konular da göz edilmektedir. Cinsiyet, ırk, dil, din ve mezhep fark etmeksizin herkesin adil bir şekilde yargılanma ve avukat tutma hakları mevcuttur. Türkiye Cumhuriyetinin eşitlik ilkesi anayasanın 10. maddesinde belirtilmiştir. 5- Sosyal Devlet İlkesi Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlet anlayışına ve ilkelerine sahiptir. Ekonomik olarak güçlü olan kişilerin karşısında güçsüz kişilerin yanında yer alır. Sürekli istihdam yaratarak işsizliğin önüne geçmeye çalışılır. Tüm alanlarda fırsat eşitliği sağlanarak toplumun dengesi ve iç yapısı korunur. Sosyal devlet anlayışında kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak da yer alır. İşsizlik yardımı, devlet kredisi gibi kavramlar da sosyal devlet anlayışının içerisinde yer alır. 6- Demokrasi İlkesi Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin bir parçasıdır ve Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir ülkedir. Seçim zamanı tüm fertler istedikleri siyasi partiye ya da bağımsız adaya oy vermekte özgürdür. Demokrasi sade seçme ve seçilme hakkıyla sınırlı değildir. Kişilerin çocuklarını istedikleri gibi yetiştirme, aile kurma, seyahat etme ve istedikleri yerlerde ikamet etme özgürlükleri de demokratik haklar kapsamındadır. Oy gizliliği ve açık seçim ilkesi de demokrasinin bir gereği olarak Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerini oluşturur. Hem yerel hem de genel seçimler şeffaf bir şekilde yapılır. 7- Hukuk Devleti İlkesi Türkiye Cumhuriyetinin en önemli özelliklerinden biri hukuk devleti olmasıdır. Buna bağlı olarak yasama, yürütme ve yargı organlarının tamamı hukuka bağlıdır. Yasalar yurttaşların hakları ve çıkarları gözetilerek oluşturulur. Yargılanma sürecinde imkanı ve parası olmayan kişilere devlet tarafından ücretsiz olarak avukat verilir. Bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti bireylere adli yardım yapar. Oluşturulma Tarihi Ağustos 15, 2020 0119Sosyal bilgiler dersi öğrencilere birçok farklı kavramın öğretildiği derslerin başında gelir. Özellikle hayata dahil birçok konu ve kavram sosyal bilgiler dersi kapsamında öğretilir. Bu kavramlardan bir tanesi de demokrasi kavramıdır. Demokrasi kavramı ve diğer kavramların yanında, demokrasinin uygulanma süreçlerinde ile ilgili detayları bir ülkenin sahip olabileceği en önemli ve gerekli yönetim biçimidir. Türklerin tarihleri boyunca yönetimi anlayışlarında sürekli değişimler meydana gelmiştir. Ancak milli egemenlik kavramları özellikle Osmanlı devletinden sonra yeni kurulan Türkiye Devleti'nde uygulamaya başlamıştır. Türk tarihi boyunca farklı yönetim şekilleri ile yönetilmiş, Türk devletleri 29 Ekim 1923 tarihi itibariyle Cumhuriyet rejimine geçmiştir7. Sınıf Sosyal Bilgiler Demokrasinin Uygulanma Süreçleri Konu Anlatımı Konu İle İlgili Kavramlar Demokrasi milattan önce 450 yıllarında bugünkü Yunanistan topraklarında eski Yunan Site devletleri adı verilen şehir devletlerinde uygulanan bir yönetim şeklidir. Bu şekilde uygulanan demokrasi doğrudan demokrasi olarak uygulanırdı. Herkes eşit söz hakkına sahipti. 1215 yılında İngiltere'de Magna Carta'nın ilan edilmesi ile kralın yetkileri sınırlandırıldı. Kral yasaların üstünlüğünü kabul etti. Fransız İhtilali ile eşitlik, adalet, özgürlük, demokrasi fikirleri önem kazandı. 10 Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edildi. Demokrasi Halkın kendi kendini yönetme şeklidir. Demokrasinin 3 farklı uygulama şekli bulunur. Doğrudan, yarı doğrudan, temsili olmak üzere 3 çeşit demokrasi vardır. Demokrasi hürriyet, eşitlik, çoğulculuk ve milli egemenlik ilkelerine dayanır. Hürriyet yani özgürlük kişinin başkalarına zarar vermeden istediği her şeyi yapabilme hakkıdır. Eşitlik kanun önünde herkesin eşit sayılmasıdır. Eşit oy hakkı Herkesin bir oy hakkı olmasıdır. Milli Egemenlik Demokrasilerde halka dayanır. Halk kendi yöneticilerini kendi seçer. Çoğulculuk Farklı görüşleri, partileri ifade eden sisteme verilen isimdir. Herkes özgür şekilde düşüncelerini açıklayabilir. Türk Tarihinde Demokratik Gelişmeler Türk tarihinde demokratik gelişmeler zamanla değişiklik göstermiş, Türk devletleri zaman zaman farklı yönetim şekilleri uygulamıştır. Eski Türk devletlerinde siyasi, askeri ve ekonomik kararların alındığı meclise Kurultay adı verilmekteydi. Her yıl haziranın ilk haftası devlet işlerinin görüşüldüğü Kurultay toplanırdı. Yönetim eski Türk devletlerinde doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılırdı. İslamiyet'in kabul edilmesinden sonra ülke ve devlet hükümdar soyunun ortak malı anlayışıyla devam etmiştir. Sultanım ya da padişahın devlet yönetiminde önemli görevleri ve sorumlulukları vardı. Devlet işleri İslamiyet'in kabulü ile birlikte Divan adı verilen kurulda görüşülüp karara bağlanmıştır. Divana Sultan veya Vezir başkanlık ederdi. Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlı Devleti bu sistemi benimseyen Türk devletleridir. İslamiyet sonrası devletlerde Dini kurallar yönetimde etkilidir. Osmanlı Devleti'nde Demokratikleşme Hareketleri Osmanlı Devleti uzun yıllar Saltanat yönetimi ile yönetilmiş bir devlettir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine doğru demokratikleşme hareketleri görülmüştür. 1808 yılında Sened-i ittifak’ın imzalanması ile padişahın yetkileri ilk defa sınırlandırılmıştır. 1839 Tanzimat Fermanı ile herkes kanun önünde eşit sayılmıştır. Kanun üstünlüğü kabul edilmiştir. Bize güzel altı ıslak fermanıyla Tanzimat Fermanı daha da genişletilmiştir. Islahat Fermanı azınlıkların Müslüman halktan daha ayrıcalıklı hale getirmiştir. Meşrutiyet 1876 yılında 2. Abdülhamit meşrutiyeti ilan etmiş, ilk anayasa olan Kanuni Esasi Mithat Paşa ve arkadaşları tarafından hazırlanmıştır. Ancak 1. Meşrutiyet bir yıl sonra meclisin kapatılması ile son bulmuştur. 1908 yılında İttihat ve Terakki Partisi'nin çalışmaları sonucu 2. Meşrutiyet ilan edilmiştir. 16 Mart 1920'de İstanbul'un itilaf devletleri tarafından işgal edilmesi ile Meclis-i Mebusan kapatılmıştır. 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılış, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilan edilmesi ile TBMM'de ilk anayasa olan Teşkilatı Esasiye kabul edilmiştir. Medeni Kanun ile kadınlara birçok verilmiştir 1930 kadınlara belediye seçimlerine katılma 1934’te birçok kadın seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur. 1945'te çok partili hayata geçirerek ilk defa 1950 yılında farklı bir partinin devlet yönetiminde etkili olması sağlanmıştır.

sosyal bilgiler 7 sınıf konu anlatımı